Oluşan idrarın istemsiz bir şekilde vücut dışına atılması olayı idrar kaçırma olarak adlandırılmaktadır. Yaşam kalitesini düşüren bir sorun olan idrar kaçırma olayı, genel olarak kadınlarda görülmektedir. Doğumlar sebebi ile kadınlarda meydana gelen pelvik anatomik bozulmalar idrar kaçırma olayına sebebiyet verirken bu sorun kadınlar arasında pek dillendirilmemektedir. İstatistik verilerine göre ülkemizde her 4 kadından 1’inin yoğun bir şekilde idrar kaçırma sorunuyla boğuştuğu ortaya konurken dünya genelinde ise 280 milyon kadının idrar kaçırma tedavisi gördüğü belirtilmektedir.

İdrar Kaçırma Tedavisi

İdrar kaçırma sorunu ile boğuşan kadınların bir kadın sağlık merkezine başvurmaları önerilirken bu sorunun boyutuna ve hastanın durumuna göre çeşitli tedavi yöntemleri belirlenmektedir. Öncelikli olarak idrar kaçırma sorunu ile kliniğe başvuran hastaların idrar günlüğü mutlak olarak tespit edilmektedir. İdrar kaçırma sorunu sebebi ile bir kadın sağlık merkezine başvuran kadınlara aşağıda ki sorular yöneltilmektedir :

  •  İdrar kaçırma sorunuyla ne zamandır karşı karşıyasınız ?
  • Kaçan idrar miktarı hangi durumlarda artış göstermektedir ? ( Gülme, hapşırma, öksürme vs.)
  • Hastanın yemek yeme, sıvı alımı ve bağırsak alışkanlıkları nelerdir ?
  • Herhangi bir cerrahi operasyona tabi tutuldunuz mu ? Özellikle histerektomi (rahim) ve rektum (makat) bölgelerinden bir cerrahi operasyona tabi tutuldunuz mu ?
  • Omurilik bölgesinde bir yaralanma mevcut mu ?
  • Şeker hastalığı (Diabetes Melllitus), Parkinson, MS (Multiple Scleroz) gibi tehlikeli hastalıklara sahip misiniz ?
  • Son adet tarihiniz ?
  • Kullandığınız ilaçlar nelerdir ? ( antihipertansif ilaçlar, alfa sympatomimetik ajanlar)

İdrar Kaçırma Ölçütünün Belirlenmesinde Kullanılan Testler

Pad Testi

İdrar kaçırmanın ne boyuta ulaştığı pad testi ile belirlenmektedir. Pad testi ile hastaya bir ped verilerek belirlenen sürede idrar kaçırma sebebi ile pedde ki ağrılık artışı belirlenmektedir. Bu yöntem ile uygulanacak tedavi yöntemine karar verilir.

Mesane Stres Testi

Mesana Stres Testi ile idrar torbasının içi serum fizyolojik ile doldurulmaktadır. Böylelikle karın içindeki basınç artışında meydana gelen idrar kaçış miktarı kontrol edilir.

Sistoskopi

Bu yöntem kullanılacak olan optik sistemler yolu ile üretra, mesane ( idrar yolu ve idrar torbası) gözle görülerek idrar kaçırmanın kat ettiği mesafe belirlenir.

Ürodinamik Testler

Bu testler ileri kademe testler olarak da adlandırılmaktadır. Check up testleri ile aynı değillerdir.

Q Tip Test

Q tip testlerinin yapılma amacı üretral mobiliteyi değerlendirmektir.

Uriner İdrar Akımı

Uriner idrar akımı yöntemi ile idrar akış hızı, idrar miktarı ve idrarın tamamlanış süresi gibi ölçütler belirlenerek hastalık tanısı yapılır.

Sistometri

Sistometri ile idrar torbasının içi doldurularak mesane ve üretral kapanma basınçları belirlenir.

Labarotuvar Testleri

  • Tam İdrar Testi
  • Kan Testleri
  • İdrar Kültürü
  • Kan Şekeri ve Böbrek Fonksiyonu Testleri

 

Radyolojik Testler

 

  • Voiding Sistografi
  • Transperineal Ultrasonografi
  • Pelvik MRI
  • EMG (Pelvik Kan Basınçları)
  • İntra Vajinal Basınç Ölçümü

 

İdrar Kaçırma Sorununu Önleyen Yöntemler

 

  • Kilo Kontrolü
  • Düzenli egzersiz yapma
  • Kabızlık sorunu ile mücadele
  • Alkol tüketiminin önüne geçme
  • Sigara kullanımının bırakılması
  • Kafein kullanılmaması
  • Ağır işlere kalkışmamak
  • Sıvı tüketiminin mümkün mertebe azaltılması
  • İdeal kiloda kalmak ( Aşırı zayıflık ve şişmanlık idrar kaçırma sorunu riskini arttırır)

 

İdrar Kaçırmada Tıbbi Tedavi

İdrar kaçırma tedavisinde önemli olan nokta sorunun ne derece ilerlediğinin belirlenmesidir. Bu noktada bir doktora başvurulması gerekmektedir. Başvurulan doktor sorun tanısını yaparak gerekli tedavi yöntemini belirlemektedir. Hastanın ihtiyacına göre ikili üçlü kombine tedavi seçeneklerine de başvurulabilmektedir. İdrar kaçırma problemi yaşam kalitesini düşürdüğü için bu sorun ile bir kadın sağlık merkezine başvuran hastalar çabucak sonuç almak için genellikle cerrahi tedavi talep etmektedir. Burada unutulmaması gereken nokta tıbbi tedavi yöntemleri tükenmeden cerrahi tedaviye başvurulmaması gerektiğidir.