GEBELİK ZEHİRLENMESİ

Gebelik tansiyonu  hipertansif (yüksek tansiyon) bozukluklar günümüzde gebelikte en sık görülen tıbbi sorun olup anne ve karnındaki bebeğin gelişim ve hayat süresi anlamında önemli şekilde tehdit eder. Tüm gebeliklerin %7-10 nun da gebelikte yüksek tansiyon, %5 inde preeklampsi (halk dilinde albüm veya gebelik zehirlenmesi) sendromu ortaya çıkmaktadır. Gebelikte vizitlerde tespit edilen yüksek tansiyon şu  şekilde incelenmelidir.Anne ölümlerinde 3. Sıklıkta rastlanan neden olarak izlenmektedir.Gebelerde gelişme geriliği ,ablasyo plesenta eşin erken ayrılmasına neden olabilmektedir.Perinatal mortaliteyi artırabilir.Preterm eylem nedeniyle oldukça büyük risk oluşturmaktadır.

20 yaşından küçük 40 yaşından büyük olmak ,ilk gebeliği olmak,kronik tansiyonu olmak,lupus hastası olmak aile hikayesi olamak risk faktörleri arasında sayılabilir.

A.Kronik hipertansiyon :Herhangi bir nedene bağlı olarak gebelikten önce küçük ve büyük tansiyonun 140-90 mmHg nın üzerinde de var olan ve gebeliğe eşlik eden yüksek tansiyon hastalığı Kronik hipertansiyondur.Kronik hipertansiyon; gebelikten daha öncede yüksek tansiyonu olan ve yüksek tansiyonun loğusalıktan sonra devam ettiği olgulardır.

B.Preeklampsi ve Eklamsi

Gebeliğin neden olduğu veya tetiklediği bir tansiyon tipidir.Bu gebelikte ortaya çıkabilen en ağır problemlerden biri olup başlangıç olarak   gebelikte ortaya çıkıp doğum ile gerileyen yüksek tansiyon ile seyreden bir hastalıktır.
 

Gebelikte oluşan tansiyon hastalığı yani Preeklampsi klinik şiddetine göre hafif preeklampsi ağır preeklampsi ve eklampsi olarak üç ayrı klinik tablo ile ortaya çıkar.

1.a)Hafif preeklampsi

20 haftanın üzerindeki tüm gebelerde % 7-8  rastlanmaktadır.Küçük tansiyon (diastolik kan basıncı) 90 ila 100 mm Hg civarındadır ve az  miktarda proteinüri (idrarda protein çıkımı) vardır.Burada tansiyon 140-90 nın üzerinde idrarda protein atılımı 300 mg-gün üzerinde ek olarak zorunlu olmamakla beraber sıklıkla eşlik eden bir ödem durumu mevcuttur.

Hafif preeklampsi olgularında annenin, bebeğin sağlıklılık ve ölüm oranları normal tansiyonlu olgulardan farklılık göstermez Bir başka deyişle bu hafif formda anne ve bebek büyük tehdit altında değildir.

1.b)Ağır preeklampsi;

Yatak istirahatindeki bir gebede altı saat ara ile ölçülen en az iki diastolik yani  küçük tansiyon ölçümünün 110 mm Hg veya üzerinde, büyük tansiyonun 160 mm Hg veya üzerinde olduğu olgulardır.Klinik tabloya idrar miktarında azalma (400 cc/24 saat),İdrarda protein atılımı 5 gr –gün üzernde olabilir.Serebral ve görme ile bozukluklar yani  baş ağrısı, bilinç bulanıklığı, görme bozuklukları, akciğer ödemi, siyanoz (cildin morarması), iman tahtası altında,sağ kaburga altında  ve karaciğer bölgesinde ağrı tabloya eklenir.Kraciger fonksiyonlarınında yükselmesi eşlik edebilir AST ,ALT değerleri 70 U-L üzerine çıkabilir.Trombositopeni yani pıhtılaşma hücrelerinde azalma ve 100 000 altına inmesi tabloya eşlik edebilir.

2.Eklampsi

Preeklampsi bulgularına sara nöbeti gibi kasılmaların (konvülsiyonlar) eklenmesidir.Bu dönemde bilinç kapanır ve hastanın solunum yolu tıkanabilir.Oldukça tehlikeli yoğun bakım şartları gerektiren bir tablodur.Bu tabloya sahip olan hastaların kan trombosit değerleri,karaciğer fonksiyonları ,böbrek fonksiyonları bozulabilir tablo yoğun bir kanama bozukluğu ile hayatı tehdit edebilmektedir.

Yukarıda anlattığımız ağır iki ağır klinik tabloda gebe derhal hastaneye yatırılmalıdır.Hastalığın bu ağır formları, annenin hayati organlarına zarar verebileceğinden gebeliğin sonlandırılması gerekmektedir. Burada doğum yaptırmış olmak hastalığı hem tedavi etmekte hemde bebeği daha rahat bir ortama çıkmasını sağlayarak yaşama desteğini artırmaktadır.Özetle tek tedavi doğumdur.

 

 

 

3.Hellp sendromu

Trombositopeni ,hemoliz ve karaciğer fonksiyonlarında ağır bozulma ile seyreden ölümcül olabilen bir problemdir.Sıklıkla 25 yaşından büyük ,beyaz ırk,doğum yapmış kadınlarda doğumdan hemen önce veya sonrada ortaya çıkabilir.hastaların çoğu miaddan oldukça uzaktır.En önemli bulgu bazen hipertansiyon sağ alt kadran ağrısı olabilir.

4.Kronik hipertansiyona eklenmiş preeklamsi

Kronik hipertansiyonu alan kadınlarda ortaya çıkan preeklamsi olarak tanımlanmaktadır.

5.Gebeliğe Bağlı Hipertansiyon

Başka ek bir bulgu olmaksızın gebelikte sadece hipertansiyonun oluşmasıdır.Doğum sonrası kalıcı olma riski taşıyabilir.

TEDAVİ

Gebelikte rastlanan tüm hipertansif hastalıkların tedavisi doğumdur.34 haftanın üzerinde tedavi amacıyla düşünülebilir ancak doğumun aciliyeti tablonun ciddiyetine bağlıdır.

Hafif preeklamside eğer gebelik miaddan uzaksa takip edilebilir.

Bu durumda hastaya

·         Yatak istirahati

·         Normal diyet(tuzsuz olmayan)

·         Sık tansiyon takibi

·         Günlük aldığı çıkardığı sıvı takibi,refleks muaynesi ,fetal hareketlerin takibi gereklidir

·         Günaşırı 24 sattlik idrarda protein takibi

·         Haftada 2 kez kan tahlillerinin yenilenmesi

·         Fetal büyüme takibi

·         Haftada 2 kez biofizik profil ile fetal iyilik halinin değerlendirilmesi

Şiddetli preeklamside

Burada annenin güvenliği birinci sırada olmalıdır.

34 haftanın üzerinde olan gebeliklerde en iyi tedavi doğumdur.Doğumun şekli takip eden hekimin tecihine ve tecrübesine bırakılmalıdır.

34 haftanın altındaki gebelerde kan basıncı kontrol edilebilyor ise yatak istirahati ile idrar çıkışı sağlanabiliyorsa 24-34 hafta arasında akciğer gelişimini hızlandırmak amacıyla uygulanan steroid tedavisinin süresi beklenmeye çalışılabilir.

24 haftanın altındaki gebelerde bebeğin hayatta kalması zor olması nedeniyle gebeliğin sonlandırılması düşünülmelidir.