NORMAL GEBELİK TAKİBİ

 
Gebelik takibi yani Prenatal bakımın ilk aşaması gebeliğin tespitine ilişkin testlerdir. Adet geçikmesi olduğunda idrar veya kanla yapılan tahliller yardımıyla mutlaka gebelik olup olmadığı tespit edilmelidir. Gebelik testleri pozitifse mutlaka gebeliğin normal olup olmadığı belirlenmelidir. Dış gebelik, boş gebelik, mol (üzüm) gebeliği ekarte edilmelidir, çünkü bu gibi durumlar erken tanı almazsa anne hayatını tehdit eden problemler oluşturabilir. Normal gebeliğin tesbitinin ardından son adet tarihine göre gebeliğin haftası belirlenir.
 
Hangi sıklıkla takibe gidilmelidir?
 
• Prenatal kontroller 28.gebelik haftasına kadar 4 haftada bir,
• 28-36.haftaları arası 2 haftada bir,
• 36.haftadan doğuma kadar ise haftada bir yapılmalıdır.
 
Bu kontroller esnasında tansiyon ölçümü, kilo takibi, ultrasonografi, hemoglobin ve idrar analizleri yapılabilir, ve bu sonuçlar önceki bulgularla kıyaslanmalıdır.
 
1.ayda ultrasonografik olarak gebeliğin tespitinden sonra rutin kan testleri yapılır. Gebe kadınlar bu dönemde beslenme düzenlerine önem göstermeli alkol, sigara, kahve gibi maddelerden uzak durmalı, doktor izni olmadan ilaç kullanmamalıdır.
 
2.-3. ayda rutin kan ve idrar tetkikleri yapılır, tasniyon ölçülür. Ultasonografi ile fetal kalp atımı tespit edilir ve fetal büyüme değerlendirilir.
 
11-14.haftalar arasında ikili tarama testi yapılır.
 
16–20.haftalar arası üçlü tarama testi yapılır. Test sonucuna göre amniosentez uygulanabilir.
 
4. -5. ayda rutin kan ve idrar tetkikleri yapılır. Tansiyon ve vücüt ağırlığı ölçülür. Doğumsal anomaliler yönünden ayrıntılı ultrason incelemesi yapılır.
 
Kan uyuşmazlığı varsa indirekt coombs bakılmalıdır. Test sonucu negatifse aylık tetkik yeterli olmaktadır.
 
Bu dönemde karın büyümeye başlar , fetal hareketler 5.ayın sonuna doğru hissedilmeye başlanır.
 
6-7. ayda rutin kan ve idrar tetkikleri yapılır. Tansiyon 20.haftadan sonra dikkatle izlemelidir. Gebeliğe bağlı gelişen yüksek tansiyon (preeklampsi) sıklıkla bu dönemde ortaya çıkmaktadır.
 
24-28.haftalar arasında açlık kan sekeri ölçülmeli ve şekerli su testi (50 gr yükleme testi) ile diabet taraması yapılmalıdır.
 
Kan uyuşmazlığı varsa buna yönelik koruyucu tetkik ve tedavi uygulanır.
Bebek hareketleri düzenli olarak hissedilmeye başlanır.
8.ayda rutin kan ve idrar tetkikleri yapılır. Ultasonografi ile fetal büyüme değerlendirilir, bebeğin etrafındaki su miktarı dikkatli incelenir. Tansiyon ve vücut ağırlığı ölçülmelidir. Bacaklarda ve yüzde ödem varsa tansiyon ölçümü sıklaştırılmalı, idrarda protein atılımlının olup olmadığı araştırılmalıdır.
 
9.ayda kan ve idrar tetkikleri yapılır. Tansiyon ve kilo ölçümü yapılır. Ultrasonografide bebeğin duruş şekline bakılır ve suyu değerlendirilir.
 
NST (non stres test) ve CST (kontraksiyon stres test) ile bebek kalp atımları kaydedilerek fetal iyilik hali değerlendirilir. Risk altında ise gebelik sonlandırılmaya çalışılır.
 
42 haftaya kadar fetal iyilik hali değerlendirilir NST ve CST ile takibe devam edilir.
 

GEBELİK ÖNCESİ DOKTORA GİTMENİN FAYDALARI

 
Günümüzde halen gebeliklerin çoğunda hastalarımız gebe kaldıktan sonra doktora başvurmaktadır. Oysaki en doğru olan yaklaşım, çocuk istemi olduğu zaman bir kadın doğum uzmanı ile görüşmek ve muayene olmaktır.Gebelik öncesi yapılacak olan muayene ve kan testleri ile anne adaylarının kronik hastalıklarında (şeker hastalığı, guatr ve benzeri) doktorun haberi olur ve gerekli olan testler yapılarak gebeliğe uygun durumda olup olmadığı konusuna karar verilir.Taranacak enfeksiyon belirteçleri ile geçirilen enfeksiyonlar hakkında bilgi sahibi olunur(kızamıkcık ve toksoplazma gibi). Gerekli görülürse aşılamalar yapılır.Gebelik öncesi yapılabilecek papsamear testi ile rahim ağzı hastalıkları konusundada bilgi sahibi olunmuş olur.
Doktorunuza danışarak olası bir gebelikte oluşabilecek istenmeyen sonuçlardan korunmuş olunur.

 

GEBELIKTE SEX HAYATI

(GEBELİK VE CİNSEL HAYAT)

 
Bedensel değişiklikler, istek ve cinsel zevki etkileyeceği yadsınamaz bir gerçektir. Gebelik sırasında seks isteğinin çiftten çifte değişmekle beraber, genellikle birinci üç ayda azaldığı, ikinci üç ayda arttığı, üçüncü üç ayda yine düşüş gösterdiği belirtiliyor. Şayet olumsuz etmenleri bilir ve onlarla birlikte yaşamayı öğrenirseniz cinsel hayatınıza karışmalarını en aza indirebilirsiniz.
 
İlk aylarda yorgunluk, bulantı, kusma, göğüslerde hassasiyet ve hormonsal değişimler cinselliği olumsuz yönde etkilemektedir. Gebeliğin ikinci üç ayında ise, çiftlerin duruma bedensel ve ruhsal olarak alışmış olmaları cinsel ilgilerinin artacağına işarettir. Doğum yaklaştıkça, isteğin iyice azalmasının nedenleri ise, karın hacminin artışı hareket etmenin zorlaşması, ilerlemiş hamileliğin ağrı ve rahatsızlığı birleşmeyi engellemesi ve son dönemlerde kadının, bebek ve doğum dışında herhangi bir şeye yoğunlaşamaması olarak sıralanabilir.
 
 
Gebelikte seks yapmak doğru mudur?
 
Şayet gebelik sorunsuz ilerliyor ve düşük tehlikesi yoksa, evet. Gebeyi izleyen sağlık uzmanı kişiye erken doğum riski taşıdığını, rahim veya kese problemi olduğunu söylememişse; yani gebelik yolunda gidiyorsa, son aylara kadar güvenle seks yapılabilir. Eğer kişi risk taşıyıp taşımadığını bilmiyorsa mutlaka bir doğum uzmanına danışmalıdır.
 
Cinsel ilişki düşüğe sebep olur mu?
Pek çok çift gebeliğin özellikle ilk üç ayı içerisinde cinsel ilişkiye girmenin düşüğe sebep olabileceğini düşünmektedir. Fakat bu dönem zarfında gerçekleşen düşüklerin pek çoğu cinsel ilişkiyle alakalı değildir. Bu düşükler genellikle gelişmekte olan fetüsteki genetik bozukluklara bağlıdır.
 
Cinsel ilişki bebeğe zarar verir mi?
 
Hayır. İlişki esnasında erkeğin penisi fiziksel olarak bebeğe temas etmez. Çünkü bebek rahim kasları ve kese sıvısı tarafından oldukça iyi korunmaktadır. Rahim kanalının girişindeki mukus tıkaç semenin ve bakterilerin rahme geçişini engeller. Ancak; eğer derin ilişki veya zorlama, ağrıya sebep olursa bundan kaçınılmalıdır.
 
Orgazm olmak erken doğuma sebep olur mu?
 
Orgazm olmak rahmin kasılmasına sebep olabilir. Fakat yapılan araştırmaların büyük bir çoğunluğu; normal bir gebelikte, cinsel ilişki olsun veya olmasın orgazmın, doğum eyleminin başlamasına veya erken doğuma sebebiyet vermediğini göstermektedir.
 
Doktorların gebelik süresince cinsel ilişkiden kaçınmayı tavsiye ettiği belli bir dönem var mıdır?
Doktorlar, gebeliğin son haftalarında önlem amacıyla cinsel ilişkiden kaçınmayı tavsiye edebilirler. Gebeliğin son ayında haftada birden fazla cinsel ilişkiye girmenin, rahim içi enfeksiyon riskini arttırdığını ifade eden bir çalışma vardır. Ancak bu çalışmayı destekleyen başka araştırmalar mevcut değildir. Diğer taraftan gebeliğin herhangi bir döneminde; vajinal kanama, rahim kanalının tutmaması (kanalın zayıflaması ve zamanından önce açılması), doğum eyleminin erken başlaması veya plasenta previa (plasentanın rahim kanalının ağzını tıkaması) gibi bir durum ortaya çıkarsa, doğum uzmanı muhtemelen cinsel ilişkiden kaçınılması gerektiğini söyleyecektir. Mesela, ikiz gebelik gibi erken doğum ihtimalinin yüksek olduğu diğer riskli durumlarda da, gebeliğin altıncı ayından sonra cinsel ilişkiden kaçınmak gerekebilir. Aynı zamanda, eğer gebede daha önceden geçirilmiş düşük veya erken doğum hikayesi varsa cinsel ilişki tavsiye edilmeyebilir.
 
Gebelikte cinsel ilişki esnasında prezervatif kullanımına devam edilmeli midir?
Gebe olsun veya olmasın, yeni veya birden fazla kişiyle cinsel ilişkiye giren tüm kadınlar, cinsel yolla bulaşan hastalıklardan (CYBH) korunmak için prezervatif kullanmalıdır. CYBH geçiren tüm gebe kadınlar, bebeğe zarar verebilecek enfeksiyonlara açıktır ve erken doğum yapma ihtimalleri yüksektir.
 
Kadının cinsel arzuları gebelikten nasıl etkilenir?
 
Gebeliğin başlangıcında cinsel arzularda azalma gözlenebilir. Bu durum, çiftin cinsel hayatını etkileyebilir. Bu dönemde değişen hormon dengeleri, kilo almak ve kendini güçsüz hissetmek cinsel arzuları olumsuz yönde etkileyebilir. Bu isteksizlik durumu, bitkinliğin ve bulantının en yoğun olduğu ilk üç ay boyunca devam edebilir. Ancak; ikinci üç ay boyunca, cinsel dürtülerde bir takım değişiklikler meydana gelmeye başlar. Göğüslere ve cinsel organlara giden kanın artışıyla beraber cinsel dürtüler normale dönebilir. Hatta, ilişki esnasında dürtülerde artış bile meydana gelebilir. Bazen; göğüslere ve cinsel organlara giden kanın artması, kişinin kendisini daimi olarak cinsel ilişkiye hazır hissetmesine bile sebep olabilir. Son üç aya girildiğinde ise; kişi cinsel arzularının tekrar azalmaya başladığını hisseder. Bunun yanı sıra, büyük bir karın cinsel ilişkiyi fiziksel olarak zorlaştırabilir, artan yorgunluk ve sırt ağrısı kişiyi cinsel ilişkiden uzaklaştırabilir. Bu durumda çift, birbirini zorlamadan rahat hareket edebilecekleri pozisyonlarda seks yapmayı deneyebilir.
 
Çiftler bu cinsel arzu değişiklikleriyle nasıl başa çıkabilirler?
 
Karşılıklı anlayış ve konuşma yöntemi ile gebe kadın, eşinden cinsel ilişki isteği olmaksızın şefkat bekleyebilir. Fakat erkek de bu isteksizliği bir reddedilme olarak algılayabilir. Önemli olan çiftlerin birbirinin isteklerini ve arzularını açıkça konuşabilmesidir. Diğer seks yöntemleri de konuşulabilir. Oral seks yapmak, masaj ve mastürbasyon denenebilir.
 
Neden gebelikte seks konusunda fazla konuşulmamaktadır?
 
Konu hakkındaki bilimsel yayınlar kafa karıştırıcıdır. Bazı hekimler ise hastalarıyla cinsel konularda konuşmaktan rahatsızlık duyabilir. Bu sebeplerden dolayı, çiftler gebelik esnasında cinsel ilişkiden kaçınmaları gerektiği mesajını alabilirler. Bu konu hala bir tabu durumundadır. Fakat böyle olmamalıdır.
 
Doğumdan ne kadar süre sonra çiftler cinsel ilişkiye girebilirler?
 
Bu durum çifte göre değişir. Genellikle, doğumdan üç hafta sonra tekrar cinsel ilişkiye girilebilir. Elbette ki ortada rahatsızlık veren bir sorun yok ve her şey yolunda gidiyorsa. Fakat çiftler, anne-baba olduktan sonra cinsel ilişkilerinde bir takım değişiklikler yaşarlar. Bu çok normaldir ve eğer kafalarda sorular oluşmuş ise en iyisi çiftin güvendikleri bir hekime başvurmalarıdır.