Üreme kapasitesinin istem dışı azalması olayına infertilite adı verilmektedir. Bir başka ifade ile doğum kontrol yöntemleri kullanılmadan düzenli bir cinsel yaşama rağmen 1 yıl süre ile gebelik oluşmamasına infertilite yanı halk dili ile kısırlık adı verilmektedir. Kısırlık sorunu evli çiftlerin ortalama olarak yüzde 15’inde oluşan bir durumdur. Kadınların yaklaşık yüzde 20’si kısırlık tedavisi için kadın doğum merkezlerine başvurmaktadır. Normal bir doğumun meydana gelmesi için aşağıda belirtilen şartların bir arada ve eksiksiz olması gerekmektedir.

  • Yeterli miktarda üreme kapasitesi içeren spermlerin vajinaya bırakılması ( Bunun için normal bir sperm yapımı, ejekülasyon ve cinsel ilişki gereklidir. )
  • Vajinaya bırakılan spermlerin rahim ağzındaki mukus bölgesine yapışması ve rahim ağzı kanalına geçmesi
  • Yumurta ve spermin birleşmesinde mekanik bir engelin bulunmaması yanı tüplerin açık olması
  • Yumurtaların döllenebilir özellikte olması ( Bunun için normal yapıda follikül içeren yumurtalıklar ve follikül yapımı için normal denge gereklidir. )
  • Spermin yumurtayı dölleyebilmesi ( Burada özellikle immünolojik mekanizmaların rol oynadığı düşünülmektedir. )
  • Döllenmiş yumurtanın rahime yapışması ( Burada yine sağlıklı bir rahim iç zarı yapısı, hormonal immün denge varlığı söz konusudur. )
  • Oluşan embriyonun gebelik boyunca gelişimini sürdürmesi için uygun bir rahim iç zarı ve rahim kavitesi gereklidir. )

Yukarıda sıralanan tüm şartların bir arada olmasına rağmen endometriyozis veya tespit edilemeyen durumlar sebebi ile gebelik oluşmayabilir.

Kısır çiftlerin değerlendirilmesi konusunda bazı faktörlerin göz önünde tutulması gerekmektedir. Bu faktörlerden en önemlisi de yaş faktörüdür. Yaşı ilerlemekte olan çiftlerin üreyebilme özellikleri azalırken bir kadında üreyebilme için en ideal yaş 24 yaş civarlarıdır. Gebelik olasılığı yaş ve zaman faktörüne göre değerlendirildiğinde aşağıda ki sonuçlara ulaşılabilmektedir :

  • Yaşları 25’ten genç olan çiftlerde kısırlık tedavisine başlamak için 2 yıl süre ile beklenebilir.
  • Yaşları 30’dan genç olan çiftlerde kısırlık tedavisine başlamak için duruma göre 6 ile 12 aylık bir sürede gebelik oluşmamış olması kabul edilir. Bu kabul ile çiftlerin tedavisi açısında zaman kazanılmış olur.
  • Kısırlık tedavisinde bir tedavi protokolüne primer infertilitelerden en az 6 ay sekonder infertilitelerde 3 – 6 ay sürdürmek gerekir.

Kısır Çiftin Değerlendirilmesi

Kısır çiftin değerlendirilmesinde öncelikli hedef kısırlığın sebebini ortaya koyarak doğru tedavi yöntemini belirlemektir. Kısırlık tedavisinde temel kural erkek faktörünün öncelikli olarak araştırılması yani spermiogram yapmaktır. Kısırlık tedavisinde kadına ait testlerin bir çoğu kadının adet döngüsü günleri ile ilişkilidir. Erkekte döllenme için zamanlama önemli değildir. Ancak günümüz bilgisine göre kadın ayda bir yumurtlar ve bu yumurtanın 18 saatlik döllenebilme süresi vardır.

Kısırlık Faktörlerinin Araştırılması

Erkek Faktörü

Kısır çiftin değerlendirilmesinde öncelikli kontrol sırası erkeğe aittir. Erkek faktörünü ortaya koyan önemli testler spermiogram, post coital test, antisperm antikorlarının ölçümü ve spermin dölleyebilme yeteneğinin testleridir.

Kadın Faktörü

Kısırlığa neden olan en önemli faktör ovulasyon yani yumurtlama faktörüdür. Adet döneminde yumurtlama ile sonuçlanan yumurtalık gelişimi ve yumurtlama sonrasında gelişen dönem birlikte ovulatuvar faktörü oluşturmaktadır. Kadında follikül gelişmemesi veya gelişmesinde bozukluk olması sonucunda yumurtlama olmamasına anovulasyon denilmektedir. Normal follikül gelişimini aksatıp anovulasyon yani yumurtlama olmamasına sebep olan sorunların başında stress, akut stress, ağır nevroz ve psikozlar, ruhsal hastalıklar, şişmanlık (genellikle 90 kiloyu aşan obez kadınlarda yumurtlama bozukluğu sıktır), aşırı egzersiz, beyinden kaynaklanan bir takım problemler, prolaktin hormonunun aşırı artmış olması gelmektedir.

Adım Adım Kısırlık Tedavisi

  • Kısırlık nedeni veya nedenlerinin tanısı yapılır.
  • Kısırlık etkenine yönelik uygun tedavi yöntemi seçilmelidir.
  • Seçilen tedavinin sonucunu görmek için tedaviye 3-6 ay devam edilmelidir.
  • Tedavi süresince hekim, hasta, laboratuvar iş birliğinin güvenilir ve uyumlu olması sağlanmalıdır.
  • Tedavinin hiçbir zaman tam çözüm sağlayamayacağı ancak doğurganlık şansını arttırmaya yönelik olduğu çifte anlatılmalıdır.
  • Tedavide çiftin yaş faktörü tedavi uygulayabilme yeteneği dikkate alınmalıdır.
  • Tedavi süresince gerek ilaç gerekse laboratuvar takipleri açısından ölçülü davranılarak gereksiz harcamalardan kaçınılmalıdır.
  • Bütün bu koşullar tedavi başında çiftlere anlatılmalıdır.